DİSK Genel Başkanı Çelebi, ''Başka ülkelerde 8 şiddetinde yaşanan depremlerde bile çok az sayıda insanın hayatını kaybetmesine rağmen, ülkemizde orta şiddette depremlerde bile onlarca ölümler yaşanmaktadır. Ülkemiz insanları 21. yüzyılda bile doğal afetlere karşı korunmasız bırakılmaktadırlar'' dedi.
GÜNCEL / TÜRKİYE - 9 Mart 2010 Salı - 04:50
DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, Elazığ'da meydana gelen 6,0 şiddetinde depremle ilgili olarak yaptığı açıklamada, ''51 vatandaşımızın öldüğü açıklandı. Başka ülkelerde 8 şiddetinde yaşanan depremlerde bile çok az sayıda insanın hayatını kaybetmesine rağmen, ülkemizde orta şiddette depremlerde bile onlarca ölümler yaşanmaktadır. Ülkemiz insanları 21. yüzyılda bile doğal afetlere karşı korunmasız bırakılmaktadırlar'' dedi.
''Ülkemiz, sahip olduğu jeolojik, topografik ve meteorolojik koşulları nedeniyle büyük can ve mal kayıplarına yol açan doğal afet olayları ile sıkça karşılaşmaktadır. Türkiye, yüzölçümünün % 93‘ü, nüfusunun % 98‘i deprem tehlikesiyle karşı karşıya olan bir ülkedir. Kentsel ve kırsal yerleşim alanları aynı zamanda heyelan, su baskını, kaya düşmesi vb. tehlikelerin yarattığı zararlarla mücadele etmek zorunda da kalmaktadır'' diye konuşan Çelebi, ''Doğal afetlerle bu derece iç içe olunmasına karşın zarar azaltma çalışmalarındaki yetersizliklerimiz sonucu 5 büyüklüğünde depremler bile ülkemizde can ve mal kaybına yol açar hale gelmiştir. Bu sonucu yaratan çok sayıda ekonomik, sosyal, kültürel, teknik vb. faktör sayılabilir. Ancak bu faktörlerin en önemlisi, toplumsal her olguyu doğrudan etkileyen ve olgular arasındaki neden-sonuç ilişkisinde hep ön planda yer alan, ülkemizdeki dışa bağımlı çarpık kapitalist gelişme süreci ve buna dayalı olarak gelişen toplumsal ilişkilerdir.
Çarpıklığın eğitim, sağlık, sosyal güvenlik alanlarda yaşadığımız izlerinin aynısını afet konusunda da yaşıyoruz. Düşük standartlarda sağlıksız ve yasadışı bir yapılaşma, ranta dayalı kentleşme gibi faktörler afet zararlarının doğrudan belirleyicileridir.
Özellikle 1999 depremleri göstermiştir ki, ülkemizin karşı karşıya olduğu felaket niteliğindeki tehlikeler karşısında bölgesel planlamaya ve örgütlenmeye ihtiyaç vardır. Diğer yandan afet olaylarına müdahale ekiplerinin bu konuda uzmanlaşmış kadrolardan oluşması ve gönüllü ekiplerle desteklenmesi bir zorunluluktur.
Afetlerle mücadelenin temel araçlarından biri de ekonomik kaynaklardır. Ulusal bütçesinin %1-3‘ü arasında afet zararıyla karşılaşan ülkemizin, afetlere karşı direnebilmesi ve ilerideki risklere karşı kalkınmasını güvence altına alabilmesi için, her yıl ulusal bütçenin en az %3‘ünü zarar azaltma harcamalarına ayırması gerekmektedir. Bunu gerçekleştirmek için güçlü bir "afet fonu"nun oluşturulmasının önemi ve gerekliliği tartışılmaz bir gerçektir. Depremde hayatını kaybeden yurttaşlarımızın ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, devletin bir an önce doğal afetler konusunda da yükümlülüklerini yerine getirmeye çağırıyoruz'' dedi. EBM HABER